29 Aralık 2017 Cuma

SEDİR ADASI (KLEOPATRA PLAJI)

Merhaba arkadaşlar öncelikle sayfama hoş geldiniz;
Muğla denince çoğumuzun aklına deniz kum güneş ve tatil gelir. Muğla Türkiye’nin en çok yerli ve yabancı turistlerin rağbet ettiği, gelişmiş turizm merkezlerinden biri olduğu muhakkaktır ve turizm sezonu yılın 365 gününü kapsar. Muğla’yı ziyaret etmek isteyen misafirler ulaşım konusunda hiç sıkıntı çekmeyeceklerini söyleyebilirim. Her türlü ulaşım yolu ile Muğla ve ilçelerine merkezlerine ulaşmanız mümkündür. Muğla ve ilçeleri; Türkiye’nin birçok noktasına karayolu ile kesintisiz ulaşım ağına sahiptir. Deniz yolu ile gelmek alternatif bir ulaşım seçeneğidir.  Uzaklardan gelen ve zamandan kazanmak isteyen misafirler için de en çok tercih edilen ulaşım seçeneği; havayolu ulaşımıdır. Dalaman ve Milas-Bodrum havalimanları bu nedenle önem arz etmektedir. Turizm sezonunda Dünyanın birçok noktasına direk uçuşlar yapılmaktadır. Şimdi diyeceksiniz ki kara, deniz, havayolundan bahsettiniz, her türlü ulaşım yolu ile ulaşmak mümkün dediniz de hani DEMİRYOLU? diyeceksiz….. Dünyada tek bir trenin uğramadığı tren garına sahiptir Muğla. Dalaman ilçesinde bulunan bu ihtişamlı tren garının hikâyesi de oldukça ilginçtir.(ayrıca bkz.) Belki daha sonra ki yazılarımda bu konudan bahsetme imkanım olur. İnternette de Dalaman Tren Garı diye bir arama yaparsanız birçok bilgiye ulaşmış olacaksınız. Edindiğim bilgilere göre de “Aydın-Çine-Güllük Demiryolu” hattı projesi yakın bir zamanda hayata geçeceği şeklinde. Bu proje hayata geçtiğinde de Artık Muğla’ya demiryolu ile de ulaşmak mümkün olacaktır.

         Tatile çıkmadan önce gideceğiniz yer ile ilgili mutlaka bir plan yapıyorsunuzdur. Ne yenilir ne içilir, nasıl gidilir, ulaşım vs…Bunun için konu-komşuya,akraba ve arkadaş çevresine sorup soruşturmakla birlikte en  çok bilgiyi internetten ulaşmanız mümkündür. Bu konularda birçok yazılar teknik bilgiler verilmekte ve bu doğrultuda bir plan yapmaktasınız. Eee ne demişler en kötü plan plansızlıktan iyidir. J 



Muğla’da emin olun o kadar gezilip görülmesi gereken yerler var ki hemen bir çırpıda anlatmak mümkün değil. Her noktası ayrı bir güzel ve ayrı ayrı yorumlamak gerekir diye düşünüyorum. Bugünde sizlere dilim döndüğünce SEDİR ADASI (Kleopatra Plajı)’nı anlatmaya çalışacağım. Hani yukarıda bir plandan bahsetmiştim. Diyelim ki büyük bir hevesle tatil planı yaptınız ve Muğla’ya gitmeye karar verdiniz. Tatilin gelmesin dört gözle bekliyor kısa sürede dolu dolu bir tatil geçirmeyi hedefliyorsunuz. Tatil günü gelip çattı ve tatil için planınızı ailenizle birlikte uygulamaya koyuyorsunuz. Gezdiniz tozdunuz yediniz içtiniz belki ekstra yerleri dolaştınız ve bu kısa süre hemencecik bitiverdi. Eve döndüğünüzde keyifli bir tatilin ardından tatilde geçirdiğiniz günlerin muhasebesini yaparken daha önce duyup ta plana almadığınız Sedir Adası aklınıza geldi. İşte keşke değiniz yerdir SEDİR ADASI. Tatiliniz bu sefer eksik kaldı demektir. Hemen üzülmeyin; Sedir Adası turunu bir sonraki rotanıza ekleyin ve gelmek için bahaneniz olmuş olsun.



Sedir Adası (Kleopatra Adası ) mavinin her tonundaki deniziyle ve Dünya üzerindeki kolay kolay görülmeyecek bir özelliğe sahip olmasıyla Muğla’nın hatta Türkiye’nin en önemli turizm bölgelerinden biridir. Marmaris Çamlı Mh.de ve ana yola yaklaşık 5 km mesafede bulunan iskeleden düzenli seferler yapılmaktadır. Ayrıca Akyaka dan da günlük tekne turları ile Sedir Adası’na ziyaret edebilirsiniz. Özel aracı ile gelenler için iskele bölgesinde oldukça geniş otopark mevcut olup herhangi bir sıkıntı çekilmemektedir. 


İskelede görevliden almış olduğunuz bileti sakın atmayınız dönüş içinde aynı bileti kullanacaksınız !!! 20-30 dk.lık bir tekne yolculuğundan sonra adaya ulaşıyorsunuz. İskelede sizi Kültür Bakanlığının Müze görevlileri karşılıyor. Yanlışlıkla müze kartı yerine kent kartınızı gösterip bu seferlik böyle olsun deseniz bile tatlı bir gülümsemeden den sonra gerçek müze kartınızı (anlaşmalı müze kartı özelliği tanımlı olan banka kartları dahil..ancak bu özelliğin 30 gün ile sınırlı olduğunu unutmayınız) gösterip veya nakit ödemenizi yaptıktan sonra adaya gezmeye başlayabilirsiniz. Oldukça taşlık ve kayalık bir yapıya sahip olan adada sonradan yapılmış tahta yoldan yürüyerek Cleopatra Plajı’na ulaşıyorsunuz. Burada denizin hem mavi hem de turkuaz rengini bir arada görebilirsiniz. Jeolojik oluşumlar sonrası meydana gelen ve  altın sarısı renginde ki kumların 24 saat esasına göre  koruma altında olduğunu unutmayınız. Kumsala terlik ve havluyla giriş yapmak yasak, çıkarken de duş almak şart! Aksi halinde burada ki görevliler size heyyy hemşerim….. diyeceklerdir. 


  Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın adını taşıyan kumsalı ve altın sarısı kumlarıyla ünlenen Sedir Adası, turizm sezonunun  da yoğun ilgi görüyor. Alınan koruma amaçlı yasak kapsamında plajın girişine, ''Plajdan hiçbir şekilde kum alınamaz, taşınmaz, kum alındığının tespiti halinde 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında yasal işlem uygulanacaktır'' ifadesinin yer aldığı Türkçe ve İngilizce olarak yazılmış tabelada da bu hassasiyetin bir ifadesidir. 




Efsaneye göre plajdaki kumların, Kraliçe Kleopatra ile sevgilisi Romalı Komutan Antonius'un adada buluşmaları için Mısır'dan gemilerle getirtilmiş ve burada yüzmüşler, bu nedenle plaja ''Kleopatra'' adının verildiği inanılmaktadır. Küçük bir koy şeklinde olan plaja girmekten büyük keyif alacağınıza kesin ve kesin olarak emin olabilirsiniz. Denize girdiğinizde kumların ayaklarınızın altından kayıp gittiğini hissedeceksiniz. Saatlerce yüzmek isteyeceksiniz…. Zeytin ağaçlarıyla kaplı Sedir Adasında doğal güzelliklerin yanı sıra Helenistik ve Roma dönemlerine ait antik tiyatro, agora ve antik liman kalıntıları da bulunuyor. Adada bulunan Dor, Pers ve Romalılar'dan kalma tarihi eserler ile antik tiyatro da ziyaretçilerin ilgisini çeken diğer etkenler arasında yer almaktadır.


 Sedir Adasında misafirler için  kısıtlı da olsa şezlong ve şemsiye bulunmakla birlikte mevcut ağaç diplerine ve kaya aralarında kendinize yer edinmelisiniz. Bunun için yanınıza bir iki parça portatif tarzda şezlong veya sandalye almanız fayda sağlayacaktır. Hazır çantanızı hazırlamışken yanınıza içecek, atıştırmalık bir şeyler almanızda yarar var. Bu tür ihtiyaçları burada bulunan büfeden de temin etmeniz mümkün olsa da ödeme fişi elinize alınca sonucun oldukça pahalı olduğunu göreceksiniz.







Evet, arkadaşlar benin Sedir adası için anlatacaklarım şimdilik bu kadar. 
Sizlerde bu güzelliği keşfetmek ve anı yaşamak için mutlaka Sedir Adasını ziyaret etmelisiniz. Canınız sıkılır “İKİ BEŞLİK BOZMAK”(ayrıca bkz.) isterseniz ben buralardayım, sayfamı ziyaret edebilir beni profilimde bulunan sosyal medya hesaplarımdan takip edebilirsiniz. 



Keyifli gezmeler olsun. Hoşçakalın dostçakalın...


6 Ekim 2016 Perşembe

OLYMPOS TELEFERİK;TAHTALI DAĞI 2365m (2012);KEMER – ANTALYA (K.DERE)

  Merhaba arkadaşlar; 
  Antalya dan Kemer istikametine seyahat ederken (D-400 karayolu) Çamyuva yerleşim yerini geçtikten sonra  yolun sağında bulunan ”OLYMPOS TELEFERİK” tabelasını görene kadar devam ediyoruz.Yolu biraz dik,bazı yerleri dar ve virajlı.Önden gelen araçlara dikkat etmek te fayda var diye düşünüyorum.Özellikle toplu ulaşım araçlarına….Yaklaşık 8 km çam ormanlarının arsından tırmandıktan sonra 726 mt lik yükseklikte bulunan teleferik alt istasyona ulaşıyorsunuz. Burada havanın biraz daha serinlediğini hissedecek ve muhteşem doğanın tadını yaşamaya başlıyacaksınız.
   Bilet ücretini ödeyip bekleme salonunda beklemeye başlıyorsunuz. 30 ar dk.lık periyotlar da iniş ve çıkışlar yapılıyor.(En azında benim çıktığım dönemde öyleydi).Yaz sezonunda (01 Mayıs ile 31 Ekim tarihleri arasında) 09:00 – 19:00 saatlerinde, kış sezonunda da (01 Kasım ile 30 Nisan tarihleri arasında) 10:00 – 17:00 saatleri arasında iniş çıkışlar yapılmaktadır. Bu saatler de  değişiklik olabilir. Önceden bilgi almak ta fayda var….

   Eğer fotoğraf veya kamera çekimi yapmak istiyor harika bir manzara izlemek istiyorsanız kabine ilk binenlerden olmayı tercih edin derim.Teleferiğe bindikten sonra 2365 mt zirveye doğru karadan değil tellere asılı 80 kişilk bir kabin içinde 10 dk lık bir tırmanışınız olacak.Eh biraz heyecan duymaya başlıyorsunuz. Eğer yükseklik korkunuz var ise bu heyecan bir kat daha artacak.Acaba bu teller kopar mı yada teleferik arıza yapar mı gibi sorular insanın aklına gelmiyor değil….Birkaç dile çevrilmiş Tahtalı dağı zirve tırmanış anonsunu dinlerken bir yandan da muhteşem bir manzara size eşlik ediyor olacak.Yükseklik arttıkça bitki örtüsünün değiştiğini;kızıl çam ormanlarının yerine sedir ormanlarının aldığını göreceksiniz. Teleferik hattında dört adet direk bulunuyor. Direkler  üzerinden geçişlerde sanki bir boşluğa düşüyormuş hissine kapılacak, çocukların hatta koskocaman insanların bile çığlık attıklarını şahit olacaksınız. Sizinde geçişler sırasında panik olacağınız düşünüyorsanız yere oturmanızı tavsiye ederim.

   2365 mt Tahtalı Dağı zirvesine  ulaştığınız da sizi üç katlı bir tesis karşılıyor. Restaurant kısmında manzara eşliğinde karnınızı doyurabilir,sıcak bir çay veya kahve içebilirsiniz.Diğer içecekler de mevcut ancak fiyatları biraz tuzlu gelebilir. Eğer manzaranın tamamını hakim olmak istiyorsanız teras katına çıkmanızı öneririm.Hava şartları da uygun olursa önünüzde masmavi Akdeniz’i sağınızda Kumluca’yı hatta Finike’yi solunuzda Antalya’yı ve arkanızda da Bey Dağlarının eşsiz manzarasını görme şansınız olacak. Hava sıcaklığı eksi derecelere doğru farklılık gösterdiğinden üşümeye başlıyorsunuz. Kısacık zaman dilimindeki bu ani iklim değişikliği de doğrusu çarpıyor insanı….

   Aklınız da bulunsun zirveye benim gibi yalnız çıkarsanız fotoğraf çekilmek için; fotoğrafçılardan yardım istemeyin, yaksak olduğunu beyan edip sizin makine ile sizin fotoğrafınızı çekmiyecektir…. Çünkü kendi çektikleri fotoğrafı Tahtalı Dağı hatırası diye uçuk bir fiyata size satmak isteyecekler. Buraya ziyaret eden yerli veya yabancı ziyaretçilerden yardım istemek sizin işinizi çözecektir.


Zirve gezisini bitirdikten sonra aşağıya inişte sanki o ilk heyacanınız kalmamış gibi olacak,kimbilir bir daha ne zaman buraya çıkmak kısmet olur düşünceleriyle teleferik alt istasyonuna doğru hareket edeceksiniz. Aynı gün içinde hem denize girip hem de kartopu oynamak istiyorsanız 3-5 saat lik bir zaman ayırıp 2365 mt lik zirveye çıkmaya değer buluyorum.

İyi gezme dileklerimle…



dere

27 Eylül 2016 Salı

GÜNPINAR ŞELALESİ;DARENDE - MALATYA (K.DERE)

GÜNPINAR ŞELALESİ

  Bir gün yolunuz Malatya taraflarına düşerse; yol üstünde gezip görülecek birçok yer var. Bunlardan biriside GÜNPINAR şelalesi dir. Kayseri istikametinden (D-300 karayolu) gelip Malatya yönüne doğru gidiyorsanız; Gürün (Sivas) ilçesine yaklaşık 32 kilometre geçtikten sonra sağa doğru, eğer Malatya yönünden geliyorsanız (D-300 karayolu),Darende ilçesini Kayseri yönüne doğru 3 kilometre geçtikten sonra sola doğru 5 kilometre daha gittikten sonra Günpınar Köyüne ulaşacaksınız. Köyü geçtikten sonra muhteşem doğasıyla Günpınar Şelalesi sizleri karşılıyor.


   Malatya da gezilecek yerler sıralamasın üst sıralarda yer alan Günpınar şelalesi hem yerli hem de yabancı turistler tarafından ilgi gören bir doğal güzelliktir.
Günpınar Şelalesi'nin bulunduğu yerde lokanta ve çay bahçesi hizmet vermektedir. Ayrıca bölgeye kurulan kamelyalar, piknik yapmak isteyenler tarafından kullanılmaktadır. Suyun aktığı yerden itibaren başlayan 8 kilometre uzunluğunda bir kanyon da bulunmakta ve bu kanyona Günpınar Kanyonu denmektedir. 30 metre kadar yüksekten 90 derece eğim ile dökülen Günpınar Şelalesi'nin kaynağı, Hezanlı Dağı'nın doğu kısmıdır. Günpınar deresinin kayalarından arasından döküldüğü Günpınar Şelalesi,özellikle  yaz aylarında yoğun ziyaretçi  akınına uğramaktadır.

https://www.youtube.com/user/bencik48/videos
GÜRÜN DARENDE KARAYOLU

GÜNPINAR ŞELALESİ;DARENDE

GÜNPINAR ŞELALESİ;DARENDE

GÜNPINAR ŞELALESİ;DARENDE

GÜNPINAR ŞELALESİ;DARENDE


   Uzun süre yoldasınız ve bir molaya ihtiyacınız varsa mutlaka şelaleye uğrayıp bir yorgunluk kahvesi veya çayı için derim. Şelaleden akan suyun sesinde huzur bulacak,tüm yorgunluğunuzu atacaksınız.  Buraya gelmişken anı ölümsüzleştirmek adına birkaç karede fotoğraf çekin derim.
 Başka bir  gezi yazılarımda görüşmek dileği ile hoşçakalın.


https://www.youtube.com/user/bencik48/videos



10 Mart 2016 Perşembe

ÇÖKERTME - MİLAS (K.DERE)

Merhaba;
Çökertme deyince aklımıza/aklınıza hemen ÇÖKERTME Türküsü nün geldiğini duyar gibiyim.Muğla ile özdeşmiş olan bu türküdeki ÇÖKERTME ile MİLAS/ÇÖKERTME'NİN isim benzerliği haricinde bir ilgisi yoktur. Türküye konu olan Çökertme bugün Yalıkavak (BODRUM) ta marinanın olduğu yerin adıdır.Bende bunu yıllar sonra tesadüfen Karaova pazarında mandalina satan ihtiyar bir amcadan öğrendim.
   Amca;Çökertme mandalinaları bunlar!!!Çökertme!!! diye bağırırken...
   Bende;amca hani şu türküde adı geçen Çökertme mi? dedim.
  Amca;hayır evladım bu mandalinalar Milas/Çökertme den,Türküdeki Çökertme ise Yalıkavak ta Limanın olduğu yerin adıdır dedi.
Evet Çökertme ler iki olmuştu.Yaptığım araştırmalara göre Türküdeki Çökertme Bodrum/Yalıkavak ta bulunuyordu.Eğer yolunuz Yalıkavak'a düşerse şu an limanın bulunduğu yerde bulunan Halil Efe ile Güsüm (Gülsüm) heykelini ziyaret edip önün de bir iki fotoğraf ile anı ölümsüzleştirebilirsiniz.

Halil Efe ile Gülsüm Heykeli
Yalıkavak (Çökertme) - Bodrum
                                                                                                

                                   
   Sizlere biraz da Milas ÇÖKERTME den bahsetmek istiyorum.Her ne kadar Çökertme türküsü denince ilk önce burası akıllara gelse de; Çökertme Türküden yeterince nasibini aldığını düşünüyorum.Sadece Türkü de ismi geçtiği için buraya ziyaret eden birçok insan tanıyorum.Eh reklamın kötüsü olmaz....

Çökertme Koyu

   Çökertme Mah./Koyu'na ulaşabileceğiniz iki yol var.Birincisi Milas Ören yolunu takip edip Kemerköy Ternik Santrali'nin önünden sağa(Ören istikametinden gelenler ise doğruca devam edecekler) Türkevleri yönüne dönüp  yaklaşık 11 Km sonra Çökertme Mah. ne,12,5 Km sonra da Çökertme Koyu na ulaşmak mümkündür. İkinci alternatif ulaşım ise (Özellikle Bodrum yönünden gelecekler için)  Güvercinlik den Mumcular istikametine ilerleyip Mumcuları geçtikten sonra; önce Yeniköy ardından Yukarı Mazı Mah.si ora dadan da Gökbel Mah.si ne geçip;yaklaşık 38 Km lik yolu katettikten sonra Çökertme Koyu/Mah. ne ulaşılabilir.Mazı Mah.si ile Çökertme aksındaki yol virajlı ve diktir.Genel olarak;Çökertme Milas'a 50 Km Bodrum'a 55 Km Milas-Bodrum Havalimanına ise (Mumcular üzerinden) 49 Km lik mesafededir.
Kemerköy Termik Sanrali
İlkbahar da Çökertme
   Çökertme hemen hemen her mevsim ziyaret edilebilir.Bir iki restaurant ve bi okadar da pansiyon mevcut.Yazın burada konaklayan misafirler ve günübirlikçiler ile sahil oldukça kalabalıklaşıyor. Otopark biraz sıkıntılı.Misafirler araçlarını yol kenarına bırakmak durumunda kalıyor.Kışın ise oldukça sakin;restaurantlar ile pansiyonlar genellikle kapalı.Bu dönemde işletme sahipleri tarım işlerine vakit ayırıyor, çoğunlukla da zeytin hasadı ile uğraşıyorlar.Ne o yazın sıcaklığı ve kalabalıklığı nede kışın sakinliği yerine ilkbahar da turizm sezonu öncesi veya sonbahar da;el ayaklar yavaş yavaş çekilmeye başladığı zaman  ziyaret etmek ise ayrı bir güzellik olsa gerek....
Çökertme


Orhan Pansiyon & Restaurant
İşletme Sahibi Mesut Orhan
 Çökertme Koyunda faaliyet gösteren Orhan Pansiyon & Restaurant hoş ve güzel bir mekan. İşletme sahibinin teknesi ile yakaladığı günlük taze balıkların  tadına bakın derim...





Orhan Pansiyon & Restaurant










Çökertme
Çökertme


GÖKOVA'nın incisi Çökertmede huzurlu güzel bir tatil geçirmeniz dileğiyle.




4 Mart 2016 Cuma

BELEN DEĞİRMENİ ÇAYBÜKÜ (GEVENES) KÖYÜ (K.DERE)

           Merhaba; 
        Eğer gezinizi kültür turu şeklinde planladıysanız ve rotanızda Muğla varsa gidip görmeniz gereken yerlerden biriside BELEN DEĞİRMENİ olmalıdır.Planlamanız da BELEN DEĞİRMENİ yoksa geziniz eksik kalmış demektir.İlk başta aklınızda buraya nasıl gidilir diye bir soru olacaktır. Hiç endişe etmeyin Değirmen; Muğla-Yatağan Karayolu na 8 km lik bir mesafe de ÇAYBÜKÜ MAH.(GEVENES) nin içinden geçen dere kenarında ve merkezdedir. Yol kenarındaki yön levhaları da size yardımcı olacaktır.

    Belen Değirmeni Çaybükü Mah.Menteşe/MUĞLA 
       (Resmleri büyütmek için tıklayınız)




       Değirmene geldiğinizde size yüreği sevgi dolu ve aynı zamanda  işletme sahibi Hasan ŞİMŞEK bey karşılayacaktır. Önce bir soluklanın ve bir çay  için derim. Günün her saatinde taze çay bulmak mümkündür. Hatta sırf o güzel çayın hatırına bile buraya gidilebilir.Deredeki minik şelalenin ve gölette yüzen ördeklerin sesi size huzur verecektir. Mis gibi çam havasını içinize çekin. bi daha bi daha çekin….Sonra Hasan beyden Değirmen,Ormancı Türküsünün Bestekarı Tahir Erdinç ile ORMANCI türküsü hakkında bilgi isteyin. Hasan Bey size geçmişe götürecek, Türkünün hikayesini anlatacak. Kemancı Tahir Erdinç ve eşi Zariye Erdinç'den bahsedecek.Değirmenin çalışma prensibi hakkında bilgi verecek. Birde DEĞİRMEN HAKKI diye bir konudan bahsedecek.Konu ve hikayeleri daha ayrıntılı bir şekilde Hasan bey den dinlemek ve öğrenmek ve için Değirmen e gelme nedeniz olsun....


   Hafta sonları Cumartesi-Pazar günleri açık büfe kahvaltı hizmeti verilmektedir. Mevsimsel şartlara göre 0252 229 22 66 numaralı telefondan bilgi alabilirsiniz.Ayrıca Hasan beyin özenle hazırladığı TESTİ KEBABI nın ve el yapını avya reçelinin tadına bakmadan dönmeyin derim. (Diğer Resimler İçin Tıklayınız)


   

  Hasan beyin doğadan topladığı kayrak taşları üzerine yağlı boya ile yaptığı resim çalışmalarını görün; ve hatta elinde varsa size mutlaka hediye edecektir.
  

     Evet Belen Değirmeni Siz misafirlerini bekliyor.


                                                                                             


       Yeni gezilerde buluşmak dileği ile........

    Belen Değirmenine Yakın Olan Yerler

    MAVİ GÖL

    AKYAKA 
    
    ÇÖKERTME

    DALYAN
     
    DİĞER VİDEOLARIM

3 Mart 2016 Perşembe

YOL ÜZERİNDEKİ TARİHİ KALINTILAR; EUROMOS (SELİMİYE/MİLAS) (K.DERE)

    Merhaba;
  Havalar bu aralar güzel gidiyor doğrusu.Ben de bu fırsatı gezerek değerlendirmek istedim.Sürekli gördüğüm fakat bir türlü hikayesini ve tarihini bilmediğim EUROMOS'a gitmeyi kafama koydum. Güzel hava, güzel doğa içiçe olunca değme keyfimize... EUROMOS için Milas-İzmir kara yolunu kullanarak yaklaşık 15 Km gitmek gerekiyor. Biraz içeride kaldığı için tabelayı görmedikçe uğrama şansınız yok.O yüzden dikkatli gidin derim size. Ana yoldan 150-200 Mt. içeride kalıyor fakat  O 150-200 Mt de kötü bir yol.Genede görmeye değer bir yer bence. Beni ilk etapta şaşırtan şu oldu. Herhangi bir çevrili alan yok.Çevre civarlarda yerli halk bağ  bahçe işlerini yapıyor ve siz kişi başı 5 Tl ödüyorsunuz. Eğer kalabalık gittiyseniz ve bir kaç kare fotoğraf çekmek istiyor bir de ekonomik olsun diyorsanız; siz arabanın içinde kalın ve içinizden birini birkaç fotoğraf çekmek için görevlendirebilirsiniz.... Ama dağınık bir alan olduğu için giriş çıkışı takip etmek zor ve görevli hemen "beyefendi" diye bağırıyor :)
   EUROMOS antik çağda yörenin en önemli kentiymiş. Kalıntılar çok yıpranmış olmasına karşın Asya'nın en iyi korunmuş yarım düzine tapınağından biri olan ZEUS TAPINAĞI Euromos'da bulunmaktadır.İçeri girdiğinizde sütunları görüyorsunuz ve hala dimdik ayaktalar.Biraz bakıma ve çevre düzenlemesine ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.Birazda özen göstermeliyiz tarihimize....




       Eğer yolunuz Euromos'a düşerse 10 dakikanızı ayırıp bir iki kare fotoğraf çekin derim.Başka gezi yazımda görüşmek dileği ile.....




ÇÖKERTME KOYU'NU DA GÖRMENİZ TAVSİYE EDİLİR
ÇÖKERTME


BENİ BURADAN TAKİP EDEBİLİRSİNİZ
Youtube
Facebook
Instagram
Twitter
Pinterest